loading
arrow_back
Bizimle İrtibat Kurun

Telefon : +90 (850) 311 51 42

Demo talebinde bulunmak için veya her türlü soru, görüş ve önerileriniz için bize yazın.

 

Sivil Toplum Kuruluşlarının Faaliyetleri;

Bireyler ve topluluklar hayatlarında daha güçlü olabilmek için çeşitli ilgi ve çıkarlarında etkilerini gösterebilmek için diğer bireyler ve topluluklarla dayanışmaya girerler.  Bu amaçları doğrultusunda bireyler ve topluluklar sivil toplum kuruluşlarında bir araya gelip birbirlerine destek olurlar. Bir amaç doğrultusunda ortaya çıkmış olan bu sivil toplum kuruluşları üyelerinin problemleri, ihtiyaçları ve isteklerini topluma iletirler. Bu sebepten ötürü sivil toplum kuruluşları gereli konularda “toplumda kamuoyu oluşturma” gibi bir göreve sahiptir. Bu kuruluşlar toplumdaki problemleri, eksikleri, ihtiyaçları ve istekleri topluma iletip gerek siyasal açıdan alınan kararlar veya gerçekleştireceği uygulamalarla birlikte gerekse de Pazar ekonomisinin sosyal faydasından uzak olan uygulamalara karşı bir muhalefet ederler. Bu yüzden bazı olumsuz politikalar , sivil toplum kuruluşlarının muhalefetinin karşısında değişime uğrayabilir.  Bu değişimden sonra olumsuz politikalar kaldırılabilir veya yumuşatılabilir. Bu duruma  bakarsak  sivil toplum kuruluşlarının toplum ile devlet arasında bir tampon olarak görev almaktadır diyebiliriz.

Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri sosyal ve ekonomik olmak üzere iki şekildedir.

Sivil toplum kuruluşlarının ekonomik faaliyetlerine baktığımızda özellikle demokratik toplumlarda zamanla daha çok yer almış ve daha sağlam bir şekilde ilerlemiştir. Bundan dolayı özellikle uluslararası arenada sivil toplum kuruluşları gittikçe daha çok saygınlık kazanmıştır. Birleşmiş Milletler Teşkilatı da bu durumun bir göstergesidir. Yani sivil toplum kuruluşlarının Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile iş birliği yapması kuruluşların saygınlık kazandığını göstermektedir. Bununla birlikte aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının devlet aracılığıyla yürütemedikleri projeleri bu sayede gerçekleştirebilirler. Sivil toplum kuruluşları kar amacı gütmeden herhangi bir ekonomik getirisi olmadan bazı ekonomik ilişkilerinin ve organizasyonların oluşmasında etkilidirler. Günümüzde gelişimde ve kalkınma amacı ile kurulmuş olan bu sivil toplum kuruluşları çök önemli ve etkili örneklerdir. Sivil toplum  kuruluşları kalkınma amaçlıdır toplumsal grup ve örgütlerle birlikte doğrudan eylemler yapıp onları sürdürerek , kalkınma program ve projelerinin incelenip, planlamasının yapılması, uygulamaya geçilmesi ve değerlendirilmesi ile birlikte özgül bir şekilde uğraşırlar. Kalkınma projeleri ,programları ve politikaları ile çalışmalar kanalize edilir.

Sivil toplum kuruluşları aynı zamanda bir baskı unsuru da oluşturabilirler. Bu baskı yapmış oldukları etkinlik ve faaliyetler ile ilgili konularda toplumu bilinçlendirip “ortak iyi” çerçevesinde kamuoyunu oluşturup toplumun istemlerine göre bir baskı oluşturabilirler.

Üyelerine de birçok tutum ve davranış kazandırırlar. Bu tutum ve davranışlar kurumsal katılım ve deneyimlerinden doğar. Ayrıca otoriter olan yönetimden demokrasiye geçerken demokrasi kültürü ile yayıp onu işlevsel hale getirmesinde de çok önemli rol oynar. Bu yüzden de sosyal düzen açısından , gelecek için tasarlanmış olan demokratik toplumların oluşmasında önemli bir etkileri vardır. Bu kuruluşlar aynı zamanda yabancılaşmanın  artması ve gittikçe de artmasıyla insanların bir araya gelip onların hem grupta hem de kendi istek ve çıkarlarında topluma karşı daha kolay ve güvenli bir şekilde toplumla kaynaşmasını sağlar ve toplum ilişkilerinden kopmalarını engellemiş olurlar. Bu şekilde yabancılar aidiyet duygusu kazanmış olurlar. Böylece onlar yalnızlıktan kurtulmuş olup toplumsal dayanışmada yer alırlar. Sivil toplum kuruluşları ulusal ve uluslar arası düzeyde gerçekleştirdikleri ekonomik ilişki ve organizasyonlarla toplumsal kalkınma ve gelişmede önemli roller almaktadırlar.

Sanayileşmeyle birlikte artan toplumsal ayrışmanın ortaya çıkarmış olduğu farklı sosyal gruplar, rekabet içinde birçok sivil toplum kuruluşunun ortaya çıkmasına sebep olmuş olur. Bu kuruluşlar sosyo-ekonomik farklılıkları ve zıtlıkları oldukça taşırlar fakat bütün bu zıtlıklara rağmen toplumsal uzlaşmada oldukça etkilidirler. Bu yüzden sivil toplum kuruluşları toplumların sosyal bütünleşmesinde önemli bir etkiye sahiptir.

Bu sivil toplum kuruluşları, sosyo-ekonomik farklılıklar ve zıt taşımalarda aynı zamanda toplumsal uzlaşmaya yönelik katkıda bulunurlar. Bundan dolayıda sivil toplum kuruluşları, yaygınlık gösterdikleri toplumların sosyal bütünleşmesinde önemli bir rol alırlar.